Kibir Tepelerinin Ötesinde: İnsanın Kendini Aşma Masalı

Bazı günler, sabah güneşinin ışıkları odamı doldurduğunda, içimde farklı bir heyecan uyanır. İşte o günlerde, evrenin dönüşünün o gün gerçekleşeceğine, kaderin kapımı çalacağına, yıllardır kafamda dönüp duran bir sorunun cevabının ansızın belireceğine ya da en mütevazi hayalimin bile gerçekleşeceğine inanırım. Ancak çoğu zaman, beklediğim mucize gelmez. Zaten insanın içindeki duygular da genellikle onu aldatmaz mı? Bazı anlarda umut aşılar, insana büyük bir erdem duygusu verir gibi gelir, ancak o his bir süre sonra sönüp gider ve insan kendini yeniden sıradanlığın içinde bulur. İşte o zaman farkına varırız ki, insan düşlediğinden daha küçüktür.

Bu küçüklük duygusu, kendine güveni tam olanları nasıl da hayal kırıklığına uğratır ve aynı zamanda nasıl da içini karartır. Gerçekte özgüven sahibi olanlar, zamanla kendi küçüklüklerini kabul ederler ve kendilerine eskisi kadar yabancılaşmazlar. Ancak kibirli insanlar için durum daha vahimdir. Onlar, hiçbir zaman kendilerini sorgulamazlar, küçük olduklarının ya da aciz olduklarının farkına varmazlar. Eğer farkına varsalardı, kendileriyle gurur duyabilirler miydi?

Ancak bazen, istemeden de olsa bir aynaya bakarlar ve gerçek yüzleriyle yüzleşirler. Büyük oldukları yanılsamasının ne kadar boş olduğunu fark ederler ve bu gerçekle yüzleştiklerinde derin bir acı duyarlar. Kendilerini değiştirmek için çaba göstermedikleri için bu acı daha da derinleşir. Sonunda ya başlarını öne eğerler ve utanç içinde kendilerini dünyanın en zayıf insanı gibi hissederler, ya da dış dünyayı suçlarlar, kaderlerini suçlarlar, etraflarındaki her şeyi suçlarlar.

Ancak insan, kendini anlamak için diğerlerini suçlamaktan daha zor olan bir yolculuğa çıkar. Ve bu yolculukta, zamanla daha zayıf olanları tanıdıkça, kendini daha iyi anlamaya başlar. Çünkü insan, başkasını tanıdıkça kendini daha çok sever. Bu nedenle, kibir sahibi insanlar, daha aşağıdakilerle tanışmak zorunda kalır ve bu tanışma, onların tekrar aynaya bakmalarını sağlar. Çünkü insan, başkasının acizliğini gördüğünde kendini daha büyük hisseder.

Aciz bir insan, yalnızca başka bir acizle birlikte mutlu olabilir. Daha aciz olanın, daha az aciz olanı nasıl hayranlıkla izlediğini görmek, kendine güvenini yeniden kazandırır. İnsanın insana olan ihtiyacı, tam da buradan kaynaklanır.

Yorumlar

Popüler Yayınlar